Tazminat Hukuku
Trafik Kazasında Yaralanma ve Ölüm Tazminatı: Sigortaya Başvuru, Destekten Yoksun Kalma, Maluliyet ve Zamanaşımı
Trafik kazasında yaralanan kişinin ve ölenin yakınlarının isteyebileceği tazminat kalemleri, sorumlular, zorunlu trafik sigortası teminatları (2026), sigortaya yazılı başvuru, Güvence Hesabı, Sigorta Tahkim Komisyonu, kusur ve maluliyet raporu, manevi tazminat ve zamanaşımı.
Av. Mehmet TürkerKurucu Avukat
7 dk okuma
Trafik kazaları; yaralanma, kalıcı sakatlık ve ölüm gibi telafisi güç sonuçlar doğurur. Kazadan sonra yaralı kişi ve ailesi tedavi süreciyle uğraşırken, hangi zararların kimden ve hangi yolla isteneceği çoğu zaman göz ardı edilir. Oysa trafik kazasından doğan bedensel zararlarda başvuru zorunluluğu, sigorta teminat sınırları, maluliyet raporunun alınma şekli ve zamanaşımı süreleri sonucu doğrudan belirler. Bu rehber, trafik kazasında yaralanan kişinin ve hayatını kaybeden kişinin yakınlarının haklarını adım adım anlatır. Araçta oluşan değer kaybı ve onarım gibi maddi hasarlar ayrı bir rehberimizde ele alınmıştır.
Kazadan sonra ilk yapılması gerekenler
- Sağlık kaydı: Yaralanma hafif görünse bile en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve muayene kaydında olayın trafik kazası olduğu belirtilmelidir. İlk müdahale kayıtları, sonradan ortaya çıkan yakınmaların kazayla bağlantısını ispat etmede belirleyicidir.
- Kaza tespit tutanağı: Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda kolluk kuvvetleri olay yerine çağrılmalı ve tutanak düzenlenmelidir. Tutanakta araç plakaları, sürücü bilgileri, sigorta poliçeleri ve kusur değerlendirmesi yer alır.
- Delillerin korunması: Olay yeri fotoğrafları, araç içi kamera ve çevre kamera kayıtları, tanıkların iletişim bilgileri toplanmalıdır. Kamera kayıtları kısa sürede silinebileceğinden, gerektiğinde mahkemeden delil tespiti istenebilir.
- Belgelerin saklanması: Tüm epikriz raporları, reçeteler, fatura ve makbuzlar, işten uzak kalınan günlere ilişkin raporlar ve gelir belgeleri dosyalanmalıdır.
Kimler sorumludur?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, bir motorlu aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olursa, aracın işleteni (genellikle ruhsat sahibi) ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, doğan zarardan müteselsilen sorumludur. Kazaya kusuruyla sebep olan sürücü de genel hükümlere göre sorumludur.
Uygulamada en önemli muhatap ise aracın zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortacısıdır. Sigorta şirketi, işletenin sorumluluğunu poliçedeki teminat limitleri içinde üstlenir. Limitlerin üzerindeki zarar için işleten ve sürücüye karşı dava açılabilir. Araç için ayrıca ihtiyari mali mesuliyet (İMM) sigortası yapılmışsa, trafik sigortası limitini aşan kısım bu poliçeden de talep edilebilir.
2026 yılı trafik sigortası teminatları
1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli zorunlu trafik sigortası teminatlarında otomobiller için sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL, kaza başına 18.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Teminat tutarları araç türüne göre değişir ve her yıl yeniden belirlenir; kazanın meydana geldiği tarihteki limitler esas alınır.
Trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi giderleri, 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır; sigorta şirketleri bu giderler için SGK’ya ödeme yapar. Bu nedenle yaralı kişinin tedavi giderleri kural olarak SGK sistemi üzerinden karşılanır; SGK’nın karşılamadığı bazı giderler (örneğin özel bakım veya protez farkları) ise tazminat talebine konu edilebilir.
Yaralanmada istenebilecek tazminat kalemleri
- Geçici iş göremezlik tazminatı: Kişinin tedavi ve iyileşme süresince çalışamadığı dönemdeki kazanç kaybıdır. Ev hanımları, öğrenciler ve geliri olmayan kişiler için de efor kaybı esasıyla hesaplanabilir.
- Sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı: Kazanın bıraktığı kalıcı bedensel zarar nedeniyle kişinin çalışma gücünde meydana gelen kaybın karşılığıdır. Hesaplama, maluliyet oranı, kişinin yaşı, geliri ve bakiye ömrü üzerinden aktüerya bilirkişisi tarafından yapılır.
- Bakıcı gideri: Kazazede günlük yaşamını başkasının yardımı olmadan sürdüremiyorsa, bakıcı gideri de istenebilir. Bakımın aile bireylerince yapılması bu hakkı ortadan kaldırmaz.
- Tedavi ve yol giderleri: SGK tarafından karşılanmayan ve belgelenebilen giderler.
- Manevi tazminat: Yaralanmanın neden olduğu acı, elem ve yaşam kalitesindeki düşüş için istenir.
Ölümlü kazalarda: destekten yoksun kalma tazminatı
Trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin yardımıyla geçimini sağlayan yakınları, Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Eş, çocuklar ve ana-baba tipik destek alanlardır; somut olayda ölenin fiilen bakımını üstlendiği kardeş veya diğer yakınlar da destek ilişkisini ispat ederek talepte bulunabilir.
Destek tazminatı hesaplanırken; ölenin geliri, yaşı, aktif ve pasif çalışma dönemi, destek görenlerin yaşları ve destekten yararlanma süreleri, ölenin gelirinden her bir destek görene ayrılacak pay gibi unsurlar dikkate alınır. Bunların yanında cenaze ve defin giderleri de istenebilir. Kazada hayatını kaybeden kişinin yakınları ayrıca kendi duydukları acı nedeniyle manevi tazminat talep edebilir.
Kazada tam kusurlu olan sürücünün ölümü hâlinde, yakınlarının aynı aracın trafik sigortasından destek tazminatı isteyip isteyemeyeceği; kanun değişiklikleri, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla şekillenmiş, kaza tarihine göre farklı sonuçlar doğurabilen bir konudur. Bu durumlarda kaza tarihindeki mevzuat ayrıca incelenmelidir.
Manevi tazminat sigortadan istenebilir mi?
Zorunlu trafik sigortası yalnızca maddi zararları teminat altına alır. Manevi tazminat trafik sigortasından istenemez; bu talep aracın işleteni ve kusurlu sürücüye karşı yöneltilir. İhtiyari mali mesuliyet sigortası poliçesinde manevi tazminat teminatı açıkça yer alıyorsa, bu poliçeden de talep edilebilir.
Kusur ve maluliyet raporu
Tazminatın miktarını belirleyen iki temel unsur kusur oranı ve maluliyet oranıdır. Kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesi bağlayıcı değildir; mahkeme veya tahkim, gerektiğinde trafik bilirkişisinden ya da Adli Tıp Kurumundan rapor alır. Yaralının kendi kusuru varsa (örneğin emniyet kemeri takmamak, kask kullanmamak, kırmızı ışıkta geçmek) tazminattan bu oranda indirim yapılabilir. Hatır için, yani karşılıksız olarak araca alınan yolcunun zararında da hakkaniyet indirimi gündeme gelebilir.
Maluliyet oranı, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre yetkili sağlık kurulu veya Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenir. İyileşme süreci tamamlanmadan alınan raporlar kalıcı zararı doğru göstermeyebileceğinden, raporun alınma zamanı da önemlidir. Maluliyet oranı sigorta şirketinin ödeyeceği tutarı doğrudan etkilediğinden, raporun usulüne uygun bir kurumdan alınması önemlidir.
Sigorta şirketine başvuru zorunluluğu
Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre zarar gören, dava açmadan veya tahkime gitmeden önce sigorta şirketine yazılı olarak başvurmak zorundadır. Başvuruya kaza tespit tutanağı, kimlik ve banka bilgileri, tedavi belgeleri, varsa maluliyet raporu, ölüm hâlinde ölüm belgesi ve mirasçılık belgesi ile gelir belgeleri eklenir.
Sigorta şirketi başvurudan itibaren on beş iş günü içinde cevap vermezse veya talebi kısmen ya da tamamen reddederse, zarar gören dava açabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir. Başvuru yapılmadan açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle sonuçsuz kalabilir.
Kusurlu araç sigortasızsa: Güvence Hesabı
Kazaya karışan aracın trafik sigortası yoksa, araç tespit edilemiyorsa (kaçan araç) veya araç çalınmış ya da gasp edilmişse, bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir. Güvence Hesabı, trafik sigortası limitleri içinde ödeme yapar ve ödediği tutar için sorumlu kişilere rücu eder. Güvence Hesabına başvuruda da önce yazılı başvuru yapılması gerekir.
Tahkim mi, mahkeme mi?
Sigorta şirketinden karşılanmayan veya eksik ödenen zararlar için iki yol vardır:
- Sigorta Tahkim Komisyonu: Sigorta şirketinin komisyon üyesi olması hâlinde başvurulabilir. Uyuşmazlıklar genellikle birkaç ay içinde sonuçlanır. Başvuru ücreti talep tutarına göre kademelidir ve belirli tutarların üzerindeki kararlara karşı itiraz ve kanun yolu imkânı bulunur. Sitemizdeki sigorta tahkim ücreti aracı ile ücret ve kanun yolu sınırlarını görebilirsiniz.
- Mahkeme: İşletene ve sürücüye karşı açılacak davalar ile manevi tazminat talepleri mahkemede görülür. Sigorta şirketine karşı açılacak davalarda uyuşmazlığın ticari niteliği nedeniyle dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir; başvuru, arabuluculuk ve dava sıralaması somut dosyaya göre planlanmalıdır.
7589 sayılı Kanun ile belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026 itibarıyla kaldırılmıştır. Tazminat miktarının başlangıçta tam olarak bilinemediği durumlarda kısmi dava açılabilir ve yargılama sırasında bir defaya mahsus talep artırımı yapılabilir.
Zamanaşımı
Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa (yaralamalı ve ölümlü kazalarda çoğunlukla taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları söz konusudur), bu uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Kazaya ilişkin ceza soruşturması ve kovuşturması, hukuki tazminat talebinden bağımsız olarak yürür. Ceza davasındaki kusur değerlendirmesi ve beraat kararı, tazminat davasındaki hâkimi kural olarak bağlamaz.
Sık yapılan hatalar
- Sigorta şirketinin sunduğu ilk teklifi, hesabın doğruluğunu incelemeden kabul edip ibraname imzalamak,
- Kalıcı hasar oluşmadan veya tedavi tamamlanmadan erken maluliyet raporu almak,
- Sigortaya yazılı başvuru yapmadan doğrudan dava açmak,
- Manevi tazminatı trafik sigortasından istemeye çalışmak,
- Gelir belgelerini ve işten uzak kalınan süreye ilişkin kayıtları toplamamak,
- Kazada kendi kusurunu artırabilecek beyanlarda bulunmak (örneğin emniyet kemeri konusunda gerçeğe aykırı açıklamalar).
Sıkça sorulan sorular
Yolcu olarak bulunduğum araç kaza yaptı, kimden tazminat isterim?
Yolcu, içinde bulunduğu aracın ve kazaya karışan diğer aracın kusur oranlarına göre her iki aracın trafik sigortasına da başvurabilir. Yolcunun kazada genellikle kusuru bulunmaz; ancak emniyet kemeri takmamak gibi durumlar zararın artmasına katkıdan dolayı indirim sebebi olabilir.
Sigorta şirketi ödeme yaptı, yine de dava açabilir miyim?
Ödenen tutar gerçek zararı karşılamıyorsa, kalan kısım için talepte bulunulabilir. Ancak imzalanan ibranamenin içeriği ve ödenen miktarın zararla orantısı önemlidir; ibraname metni dikkatle incelenmelidir.
Yaya olarak kazaya uğradım, tazminat alabilir miyim?
Evet. Yayaya çarpan aracın trafik sigortasına başvurulabilir. Yayanın kusuru varsa, örneğin yaya geçidi dışından aniden yola çıkması, tazminattan kusuru oranında indirim yapılabilir.
Tazminat davası ne kadar sürer?
Tahkim yolu çoğunlukla birkaç ay içinde sonuçlanır. Mahkeme sürecinde ise kusur ve maluliyet raporları ile aktüerya hesaplamaları nedeniyle süre daha uzun olabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Trafik kazalarında başvuru şartları, teminat limitleri ve zamanaşımı süreleri talebin sonucunu doğrudan etkileyebileceğinden, somut olayın bir hukukçu tarafından değerlendirilmesi yararlı olur. Teminat tutarları her yıl yeniden belirlenir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve yayım tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır. Her olayın koşulları farklıdır; somut durumunuz için bir avukattan görüş almanız önerilir.




